- Gülen bir yol aradım dışarı çıktığımda. Fakat gülmedi genelde yollar. Her gidene bir ayakkabı olmuş yollar, bana hiç sırıtmadı bile. Hiçbir mutluluğu bağlayamadım yollara. Aydınlığın pençesinde dahi olsa hiç dudağını iki yana gerip gülümsemedi yollar.
- Sorgular. İnsan bazen ‘bana neden bunu yaşattılar’ı sorgular fakat yanıt bulamaz.
Kesin vardır yaptığı bir şey ama kendisine bile itiraf edemez duyulur diye.
- Korkarım. Kimi zaman ağlamaya korkarım kimi zaman kendi kendime konuşmaya. İnsan içinde sakladıklarıyla boğuşmaktan hayatı kaçırır. Ama ömür şah damarına atılan ufak bir çizgiye bağlıdır.
- Sezersin. Bir gün bir şeyler olduğunu, hayatına bir şeylerin etki ettiğini sezersin. Eee? Sadece sezersin. Bir müdahalede bulunmaya kalksan, kime çatacaksın? Kendi kendini yiyip bitirirsin.
- Sonra delirirsin. Kendi kendine konuşana deli diyorlar ya… İşte o zaman delirirsin. Aslında delirmenin güzelliğini görememişler, ona kötü gözle bakacaklar, bilesin. O, insanların karşısına çıkıp ‘evet delirdim, hani kendi kendime konuşup, düşünüp, bir şeyleri görebildim ya merak etmeyin, delirdim’…
-Galiba sevgiler gerçek. Ama yalansız, günahsız, yaşanmış sevgiler. Gözyaşları yerine yağmur altında, şemsiyeden akan sularla yıkanan bir aşk. Gerçek, gerçek olmasına da zor be usta. Zor o kişiyi bulmak. Hani tamam koca koca adamlar yazmışlar aşk üstüne bir takım düşünceler de o kadar derin değil durum. Seveceksin, sevecek, sevişiceksiniz, olacak. Ama insanlar kendini yenemedi: Yıllarca kadın-erkek ilişkileri konuşuldu. Neden? Çünkü mağlubiyet galibiyeti geçmiş. İnsanlar kendilerini yenemedi diye, beyinleri davranışlara etki etti diye( Bırakın şimdi tıbbi konuşup’ salak, beyin zaten yönetiyor’ zırvalarını. Biraz yatağa yattığınızda yukardan bakın kendinize. Bakın bakalım öyle miymiş..) yüz yıllardır üstüne düşünülmüş. Ezilmiş erkek. He tabi erkek aldatıyor, göstermiyor sonra göz yaşları ‘ ben sana ne yaptım’lar. Ohoo! onu geç hocam bayadır aslında kadınlarında erkeklerden aşağı kalır yanı yok. Kıyaslama yapalım…
-Cem Yılmaz’dan.. Kadın yalanı söyleyebilmiştir. O yüzden yalancı değildir.
*Doğru. Yalanı söylemiş ve inzivaya çekilmiştir. Erkek kendini acındırıp ühü ühü! Diye kıvranırken, yalanı afiyetle yemiş ve birazdan uykuya dalacaktır.
----Gerçekler, sevgiden, saygıdan, biraz karakterliyse yürekten yoksun insanların, kaybettiği misketlerdir. Kendi isteğiyle oynadığı oyunun kaybedeni insanlar…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder