19 Ekim 2011 Çarşamba

İki Ucu Boklu 'Bıçak'

   Bugüne kadar çeşitli devlet adamları "bıçak kemiğe dayandı" şeklinde açıklamalarda bulundu. Bu insanların neresindeki kemiğe denk geliyorsa bıçak -ki herhalde zevk aldıkları bir bölge olsa gerek- bir hamlede bulunmamakta ısrarlıydılar ve bugün bir kez daha bıçak kemiğe dayandı. Gözlerimi açar açmaz olmasa da radyoyu açtığımda durgun bir ses duydum. Şöyle diyordu; "Evet sevgili dinleyenler, 8 ayrı noktada yapılan çatışmalar sonucu 24 şehidimiz 18 de yaralımız var." Sabah sabah güzel bi başlangıç değil mi?!
***
 Sen 'badem' yağı fabrikatörü sağ kolunun, " Zamlar 74 milyonu ilgilendirmiyor" demesine ses çıkarmazken, hemen her gün şehit olan 20'li yaşlardaki körpelerin analarına hesap olarak sadece "bunlar artık çok oldu" tavrı takınmaya devam edip, komutanları kodese yollarken, "Kriz teğet bile geçmicek bu sene!" derken aslında " Bu sene daha yalakayız Amerika'ya" demeyi kast ederken, seçim zamanı gelince "muhalefet hiç bir uzlaşmada bulunmuyor" diyip sonra yasa tekliflerini bi kenara bırak, yolsuzlukları ortaya koyduğunda dahi kâle almazken, bakanın 'fakir fukara garip gurebanın' hakkını yerken görmezden gelip, hala "bu Anayasa milletin Anayasa'sı olacak" diye yırtınırken,
***
-Bugün 24 kalp daha durdu.
    Halk artık şehit haberlerine günlük trafik kazaları haberi olarak bakmaya başladı. Yıllardır çözülemeyen hatta bir daha ilerisi çözülmeyen bu sorun insanları duygusuzlaştırdı. Her haber bülteninde 1 şehit olsa bile haber yapılıyor. İnsanların dikkati çekilmeye çalışılıyor ama insanlar geçim derdine düştüğünden kimsenin umrunda değil. Bu biraz uçak düşerken uçağa tutunmaya benziyor. Herkes kendimi kurtarayım derken aslında elinden gidenlerin fakına varmıyor. Ve büyük ihtimallede farkına vardığında bişeyleri düzeltmek için çok geç olacak.
***
Sen! Köroğlu! Daha bana dokunmayan yılan bin yaşasın derken aslında yılanla kucaklaştığının farkına varıncaya kadar bu kervan böyle sürer gider. Kervan sürer gider de develeri kim yönetiyor, zamanında kim yönetmiş de sen ne sanmışsın onu da o zaman anlarsın.
-Vakti zamanı gelince kaçmaya bile şansın olmayabilir sen en iyisi bir göz doktorundan randevu al. Olur ya belki yeniden görebilirsin...
-Pek aydın bir gün değil. Sanırım artık ülkeme umutla uyanmak git gide umutsuz bir hal alıyor.
**********
Fırat Gürsoy       19 Ekim 2011   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder