Daha çok sevdim belli ki bırakıp gidince kırıldım. Ağlamadım. Senden daha güçlüyüm. Sen gözyaşlarınla, sevdiklerinle, yaşadıklarınla doldurduğun bardağını öğle vaktinden eline aldığında, ben insan içinde kovalamaca oynadım. Sen bir ağacın altına geçip insanlardan uzak kolayı seçerken, ben derdimi onlara anlatıp daha da yüklendim. Senin gibi olabilseydim diyorum ama kimi zamanlar. Çoğu zamanlar… Keşke bende kaçabilsem, elime bir bardak verseler de sadece onu arkadaş edinsem, cansız ya anca ben onu kırarım o beni kıramaz deyip egoizmin doruklarına ulaşsam ‘insanlar’ gibi.
Dahi değilsin usta. Herkesin yaşayamadığını göstermek dâhilik değil şu zamanda. Herkesin yaşadığını gösterip koltukların kabarması hakim.
Göremiyorum çok sevmeler. Seni mi okudu herkes? Anlamadım. Neden yazdın o şiiri? Yazmaz olaydın. Seni okuyan unuttu sevmeyi. Görüyorum(göremiyorum) sevenleri, sevmeyi bilenleri. Ölümüne seviyorum, her geçen gün daha çok bağlanıyorum diyip kendi çözen düğümleri. Başkası bağlarken geri çekilip kendisi bağlayabileceğini düşünenleri. Seveni hiçe sayıp bencilliğe kurban olmuş kalpleri. Kalbiyle değil beyniyle sevenleri. Aşkı ölüm sayanları… Yazmaz olaydın usta.
***
Fırat Gürsoy 6 Mart 2011 12:11
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder